|
|
|
22 Nisan 2009 Çarşamba
Ses Tek Ürün Geliştirme Yöneticisi Çağrı Doğan, program hakkında bilgi verdi.
www.tesyev.org info@tesyev.org
TESYEV İŞBİRLİĞİYLE
Hazırlayan: Fatih Selek
Ses Tek Ürün Geliştirme Yöneticisi Çağrı Doğan, program hakkında bilgi verdi.
Mayın patlaması sonucu ellerini ve gözlerini kaybeden bir gazinin bilgisayar kullanabilmesi için kafa yoran Türk bilgisayar firmaları, ‘emir’le çalışan bir program yaptı. Görme engelliler için faaliyet gösteren Braille Teknik ile ses sistemleri üzerine çalışan Ses Tek, bilgisayarın elleri ve gözleri kullanmadan sadece sesle yönlendirilmesini sağlayan bir program geliştirdi. Sesli komutları anlayan “KomutAnlar” ile “Jaws For Windows Ekran Okuma Programı”nı birleştiren sistem, bilgisayardaki her türlü bilgiyi bir komutla Türkçe seslendirebiliyor.
Hareket problemi olanlar için de çözüm sunan programda, Windows işletim sistemi altında kullanılan bütün uygulamalar yönetilebiliyor. Mesela, internete girebiliyor, “chat” yapabiliyor, dosya kopyalayabiliyor, metin okurken paragraflar ve cümleler arasında geçiş yapabiliyor, “durdur”, “devam et”, “saat kaç” gibi komutlara anında cevap alınabiliyor. Program, mayıs ortasında piyasaya sürülecek.
50 yaşındaki Yusuf Yavuz, Topkapı Kaleiçi’ndeki otelinde hizmet veriyor.
YATAĞA SAĞLAM YATIP GÖZLERİNİ KAYBETMİŞ OLARAK UYANAN BİR ADAM
Görme engelli otelci
Hastalık sebebiyle 28 yaşında görme engelli olan işadamı Yusuf Yavuz, hayatla ve engeliyle dalga geçiyor. 40 yıldan fazla bir süredir otelcilik yapan Yavuz, yanında 8 kişiyi çalıştırıyor.
Engellilik ve ölüm insana öyle yakın ki, nefes alıp verecek, uyuyup uyanacak kadar yanınızda...
Sabah yatağından gözlerini kaybetmiş bir adam olarak uyanan işadamı Yusuf Yavuz, bunun bir örneği. 28 yaşındayken bir gecede gözlerini kaybeden Yusuf Yavuz, 22 yıldır görme engelli.
Çocukluğundan beri Topkapı Kaleiçi semtinde baba mesleği otelcilik yapan Yavuz, 38 odalı 72 yataklı otelinde 8 kişiyi istihdam ediyor.
BABA MESLEĞİ
Yusuf Yavuz, annesinin hastalığı sebebiyle ailesiyle birlikte 68 yılında Rize’den İstanbul’a gelmiş. Babası hastane köşelerinde mücadele ederken, bir yandan da ticarete atılmış, İstanbul otogarının yanında otelciliğe başlamış. O da çocuk yaşta baba mesleğine sarılmış. Bu arada Rize Spor sevgisine Türkiye’de ayak basmadık yer bırakmamış. Yani hayatı çok hızlı yaşamış. Askerlik, evlilik derken gözlerinde karıncalanma baş göstermiş. Doktorlar gözlerinin akına iğne yapılması gerektiğini söylemiş, ama o ‘beni kör mü edeceksiniz’ diye kulak asmamış ve gözlerini kaybetmiş.
KENDİMLE YARIŞIYORUM
Doktorlar üveyik, behçet, göz tansiyonu demiş. Raporları İsviçre’ye, Rusya’ya gitmiş. Kansere çare olarak sunulan ilacı gözlerinde denemişler. Fayda etmemiş. Ama Yusuf Yavuz, hayatla intibakını bir hafta gibi kısa bir sürede sağlamış.
“Allah’tan gelen bir şey ne diyebiliriz. İşler beni bekliyordu” diye anlatıyor ve şöyle devam ediyor: “Gördüğünüz gibi o gün bugündür dimdik ayaktayım, işim var gücüm var. İşimi de çok da iyi yaptığıma inanıyorum. Yardımcım yok. Kendimle yarışıyor, kendimle dalga geçiyorum.”
Zamanında Türkiye’de belediyeye en çok kira ödeyen işadamı olan Yusuf Yavuz, 1920’de kurulan Topkapı Spor’un da yeniden ayağa kaldırılmasını sağlamış. Takım, geçtiğimiz yıl kendi grubunda şampiyon olmuş.
SİYASETE ATILDI
Engelli haklarını bilmediği için 9 yıl geç emekli olan Yavuz, siyasete atılmaya karar vermiş ve bu yıl İstanbul Fatih ilçesinden meclis üyesi adayı olmuş. Seçimi kaybeden engelli işadamı, “Ama bir cesaret örneği gösterdim, kendim olarak kazandım. İnsanlar oyunu vermese de sahip çıkıyor” diyor.
Engellilerle ilgili projeler üreten Yusuf Yavuz, şu tavsiyelerde bulunuyor:
* Devlet 444’lü bir “ALO Engelli Hattı” kurmalı. Engelliler buradan haklarını öğrenmeli.
* Her engelli hastanenin yanında mı oturuyor? Hayır. Belediyelerin bir aracı olsa, bir telefonla gelip engelliyi evinden alsa hastanesine götürse fena mı olur?
* Belediyeler engelli misafirhaneleri yapsa ve aileler özel işlerinde çocuklarını buralara bıraksa sosyal hayata bağlanmazlar mı?
* İstanbul’un her köşesi mağazalarla dolu. Buralarda kasiyerler engellilerden seçilmeli. Nasıl olsa sigortalarını devlet karşılıyor.
* Türkiye’de çok dernek var, biri diğerine kızıyor, gidip dernek açıyor. Üçü bir araya geliyor, al sana federasyon. Sonra kendi kiralarını ödeyemiyorlar. Devlet vakıflara destek versin.
Engeli mesleğine engel oldu
4 yaşında geçirdiği çocuk felci sebebiyle ortopedik engelli olan Veteriner Hekim Ali Asker Koçak, sağlığı elvermediği için çok sevmesine rağmen mesleğini bırakmak zorunda kaldı.
Ortopedik engelli Veteriner Hekim Ali Asker Koçak, başarılı olduğu ve çok sevdiği mesleğini ‘engel’i yüzünden bırakmak zorunda kaldı. 4 yaşında geçirdiği çocuk felci sebebiyle bacak faaliyetinin bir kısmını kaybeden 27 yaşındaki Koçak, ameliyatlardan bir sonuç alamadı. Dizini eklemlerden kıramayan ve ayakta fazla duramayan genç veteriner, TESYEV’in kendisine sağladığı bursla Mustafa Kemal Üniversitesi Veterinerlik Fakültesini bitirdi.
Anadolu’ya gidip mesleğini yapmak isteyen Koçak, büyük entegrede sorumlu yönetici olarak işe başladı. Ancak çalışma şartlarının ağırlığı sebebiyle bir yıl dayanabildi. “İyi bir eğitim aldım. İşe hakimdim” diyen genç veteriner şunları söyledi: “Fakat çok fazla ayaktasınız. Bu ağrı yapıyordu. Bırakmak zorunda kaldım. Kemer’de çalıştım, Erzincan’a gittim klinik açtık. Ancak engelim, mesleğimi yapmama hep engel oldu. Şartlar, beni veterinerlikten uzaklaştırdı. Şu an finansal düzenlemeler görevlisi olarak özel bir bankada çalışıyorum. Artık bu şekilde bir kariyer yapmak istiyorum.”
Diğer engellilere göre avantajlı olduğunu belirten Ali Asker Kocak, “Her ihyacımı görüyorum. Ama sıkıntı da yaşıyorum. Mesela, dizimi kıramadığım için otobüslerde ayağımı uzatmak zorunda kalıyorum. Bazen çarpmalar ve düşmeler olabiliyor. Tabi insanlar bunu bilerek yaptığımı zannediyorlar ve çok kaba tepki gösteriyorlar. İzah edince de çok üzülüyorlar.” diyor.
Ediz Hun, anlamlı bir kampanyaya imza atan çocukları yalnız bırakmadı.
Siz hiç kek kokulu, şeker tatlı, duygu yüklü tekerlekli sandalye gördünüz mü?
“Şekerden de sandalye mi olur, masal dünyasında mı yaşıyoruz canım” demeyin.
Üsküdar Özel Sev İlköğretim Okulu öğrencileri, anlamlı bir kampanyaya imza atarak örnek bir dayanışma gösterdi. Annelerine yaptırdıkları kek, kurabiye ve şekerleri satarak engelliler için 17 tekerlekli sandalye alınmasını sağlayan öğrenciler, bu anlamlı hediyelerini aralarında yazarımız Ediz Hun’un da bulunduğu bir törenle ihtiyaç sahiplerine teslim etti. Törende bir konuşma yapan okul müdürü Günseli Şahin, “Öğrencilerimiz sadece kek, kurabiye ve şeker satarak 5 bin 500 TL civarında para topladılar. Biz de sosyal yardım kulübümüz vasıtasıyla tekerlekli sandalye alınmasını sağladık. Böyle bir faaliyette bulunduğumuz için çok mutluyuz, inşallah bazı yaralara merhem olmuştur” dedi.
Duygularını dile getiren Ediz Hun da, “Hayat iyi olduğu gibi kötü sürprizlerle de dolu. Bu doğumda da olabilir, bir kaza neticesinde de. Önemli olan saygıyla, birbirimize iyi muamele ederek yaşamaktır. Özellikle bu yaşta sevgi bağını pekiştirebilirsek sırtımız hiçbir zaman yere gelmez. Mutlu olmanın şartı paylaşımdır. Burada onu gördüm. Kendimi çok mutlu hissettim” diye konuştu.
HAFTANIN FAALİYETİ
Engelli çocukla yaşamak
Çocuk Vakfı, 19. yıl etkinlikleri kapsamında “Engelli Çocuklarla Yaşamak” konulu bir konferans düzenleyecek. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu’nun yöneteceği etkinlik 25 Nisan 2009 Cumartesi günü Nişantaşı’ndaki Çocuk Vakfı Kültür Evi’nde saat 13.00’te başlayacak.
Sokakta partiye Amerikalı ilgisi
İstanbul Erenköy’de engelli çocuğa sahip olan bir kadının başlattığı “sokak partisi” bu yıl ikinci defa yapılacak. Partinin geliri Küçükbakkalköy’deki “Eğitilebilir Engelliler Okulu” ve “Lösemili Çocuklar Vakfı”na bağışlanacak. Canan Arı adlı hayırseverin 25 Nisan’da Erenköy Tren istasyonunun bitişiğindeki bir sokakta düzenleyeceği parti; semt sakinlerinin çabalarıyla finanse ediliyor. Semtin köftecisi, sucusu, marketi, balıkçısı, perdecisi ve yastıkçısı bir günlük gelirini yardım kampayasına dahil ediyor. Partide eğlenceyi çocuklar organize ediyor. Bu seferki partiye Amerika’dan da misafirler katılıyor. Halkın engelliler için karşılıksız yaptığı bu aktiviteden çok etkilenen bir grup Amerikalı kampanyayı, “Internasyonel Hero Awards” ödülüne aday gösterdi.
SİZDEN GELENLER
Herkese eşit muamele istiyoruz
> Murat Aydın, Kayseri
“Engelli denilince akla ilk yardım geliyor. Maalesef ülkemizde sistem, bizi yok sayıyor. Mimari yapılardan, sosyal faaliyetlere her şey bunun üzerine kurulu. Halbuki biz yardım da ayrıcalık da istemiyoruz. Bizim için eğitimde, sporda, istihdamda eşit imkanlar sağlansın yeter. Fırsat eşitliği istiyoruz.”
HAFTANIN DUYURUSU
Makale yarışması
Avrupa Körler Birliği, görme engellilere yönelik “Braille yazısının hayatınızdaki önemi” konulu bir kompozisyon yarışması düzenliyor. Türkiye Körler Federasyonu tarafından yürütülen yarışma her yaştaki görme engelliye açık. Türkiye’de seçilen 5 kompozisyon İngilizceye çevrilerek Avrupa Körler Birliğine gönderilecek. Yarışmada birinci gelen eser sahibine 2 bin dolar verilecek. Son katılım tarihi 30 Nisan 2009 olan yarışmaya katılacak eserler Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 32/6 Demirtepe-Ankara adresine gönderilecek.
BİZE YAZIN!
Duygularınız, her türlü soru, istek ve görüş-leriniz için e-mail ve mektuplarınızı bekliyoruz...
Yazışma Adresi: 29 Ekim Caddesi
No: 23 34197 Yenibosna/İSTANBUL
Tel: 0 212 454 31 75
Faks: 0 212 454 31 00
e-mail: engelsizsayfa@tg.com.tr
|
|