|
|
| |
|
|
| |
|
|
|
| |
 |
| |
|
|
|
|
 |
|
|
|
06 Şubat 2008 Çarşamba
Gül: Bölge ülkeleriyle ilişkilerimiz daha da güçlenecek
> Batuhan Yaşar DOHA - Resmi ziyaret için Katar’da bulunan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin Katar Büyükelçiliği rezidansında Doha Büyükelçisi Mithat Rende’nin verdiği resepsiyona katıldı. Resepsiyonda Türk iş adamları ile bir araya gelen Gül, Katar’da iş yapan iş adamlarının problemlerini dinleyerek, beraberinde Katar’a gelen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak’a, iş adamlarının problemlerinin çözülmesi talimatını verdi. Katar’da büyük bir güç olduğunu belirten Gül, “Katar’da büyük bir ekonomik potansiyel söz konusu. Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle, Körfez ülkelerinin de Türkiye’yle yakın iş birliği var. Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve BAE gibi önemli ülkelerle ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz” dedi. Körfez ülkelerinde güvenlik ve ekonomik kalkınma planlarının büyük önem taşıdığına işaret eden Gül, “Katar’da çok büyük yatırımlar gerçekleştiriliyor. 142 milyar dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz. Suudi Arabistan’da da belki bunun 10 katı yatırım yapılacak. Büyük Türk firmalarının buralardan pay alması en büyük arzumuz. Tren yolları, hava alanları, boru hatları, hangarlar ve alışveriş merkezleri yapılıyor. Sadece bir proje 1 milyar dolardan fazla” diye konuştu.
Katar’ın ekonomik potansiyeli büyük Cumhurbaşkanı Gül, sadece Katar’ın dünyanın üçüncü büyük gaz rezervlerine sahip olduğunu kaydederek, bu ülke ile Türkiye arasında iki yönlü ekonomik potansiyel bulunduğunu belirtti. Özellikle gaz ve petrolden kaynaklanan büyük gelirli ekonomik kalkınma planları ve projeleri yapıldığını, yatırımların milyar dolarlarla ifade edildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Gül, bölge ülkelerinde yatırımlar ve projeler gerçekleştirildiğini anlattı. Bu yatırımlardan büyük Türk firmalarının pay almaları ve bu kalkınma hamlelerinde büyük katkı sağlayıp kazanç elde etmelerinin önemine işaret eden Gül, halen Türkiye’nin çok büyük şirketlerinin bu alanlarda faaliyet gösterdiğini, havalimanları, otoyollar, doğal gaz boru hatları ve altyapı alanlarında Türk şirketlerinin bir milyar doları aşan projeler kazandıklarını kaydetti. Türkiye’nin özellikle son 5 yılda köklü ekonomik ve demokratik reform sürecini gerçekleştirdiğini, AB ile müzakerelere başladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Gül, tüm bunların sonucunda Türkiye’nin yatırım yapılabilir bir ülke haline geldiğini belirtti. Gül, “Bu ülkelerden Türkiye’ye büyük bir yatırım getirmek, Türkiye’yi onların ikinci evleri yapmak, ekonomik ilişkilerin ikinci yönü. Bu, Türkiye’nin kalkınmasına, gelişmesine yardımcı olacak. Dolayısıyla bu ziyaretimizin siyasi, güvenlik ve ekonomik üç boyutu var” diye konuştu.
Serbest Ticaret Anlaşması Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, diğer Körfez ülkelerini ziyaret edip etmeyeceğinin sorulması üzerine, Körfez iş birliği teşkilatını bir bütün olarak gördüğünü belirterek, bugün Teşkilat’ın Genel Sekreteri’ni kabul edeceğini söyledi. “Körfez İşbirliği Teşkilatı ile Serbest Ticaret Anlaşması yapmak istiyoruz” diyen Gül, bu yöndeki ilk adımın 2004 yılında imzalanan Çerçeve Anlaşması olduğunu hatırlattı. Anlaşmanın yapılması halinde tüm Körfez ülkeleri için geçerli olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, anlaşmanın bu sene içerisinde gerçekleşmesini umut ettiğini söyledi. Bu anlaşmanın iş adamlarına büyük avantajlar sağlayacağını vurgulayan Gül, gümrüklerin tamamen devreden çıkacağını belirtti.
Baş örtüsü meselesi çok büyütüldü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Doha’daki Türk Büyükelçiliği’nde verilen resepsiyona katıldı. Türk iş adamlarıyla ve vatandaşlarla sohbet eden Gül, daha sonra basın mensuplarının sorularını cevapladı. Gül, Türkiye’nin gündeminde yoğun şekilde tartışılan baş örtüsü konusuyla ilgili sorular üzerine, “Bazı meseleler Türkiye’de çok ama çok büyütülüyor. Olduğundan farklı bir hale getiriliyor. Bakın, Türkiye ne kadar büyük alışveriş merkezleri ile tanıştı. İstanbul hangi noktaya geldi. Sanat galerileri açıldı. Bütün bunlara devlet de yardım etti. 2010 yılında İstanbul, Avrupa Birliği Kültür Başkenti olacak. Bu konular varken, baş örtüsü meselesinin bu kadar büyütülmesi doğru değil” diye konuştu. Türkiye’nin her geçen gün ileriye gittiğinin altını çizen Gül, önümüzdeki günlerde Almanya’da açılacak kitap fuarına katılımın da bu yolda önemli bir adım olduğunu belirtti. Gül, “Bu kitap fuarına sağcısı, solcusu, dinlisi, dinsizi herkes katılacak. Türkiye’nin ileriye gittiğinin işaretlerinden birisidir bu” dedi.
Türkiye’nin istikameti belli Türkiye’nin gittiği yerin ve istikametinin belli olduğunu vurgulayan Gül, “Türkiye’yi sarsacak noktalara getirmek, Türkiye’ye haksızlık oluyor. Türk halkı, bir kere farklılıkları zenginlik olarak görmektedir. Örneğin; bir apartmanda yabancı olsa, herkes o yabancıya yardım etmek için birbiriyle yarışır. Türk halkı, böyle bir halktır” diye konuştu. Basın mensuplarının, başörtüsü konusunda liderlerin katılımıyla Köşk’te bir zirve yapılıp yapılmayacağıyla ilgili sorularına Gül, “Türkiye’nin bazı gerçek meseleleri var. Terörle mücadele ve güvenlik gibi. Bu tip konularda belki dediğiniz yola başvurabilirim, ama günlük siyasi tartışmalara girmem. Sürece müdahale etmem. Birçok konu Türkiye’de tartışılmaktadır. Bu tartışmalardan sonra nasıl bir hal alacağı ortaya çıkacaktır” dedi.
“Demokrasi laikliğin teminatıdır” ANKARA- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Laikliğin varlığı ve hayati bir ilke olarak devamı konusunda, Cumhuriyetimizin yüksek kararlılığını ve iradesini hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde bir defa daha kamuoyuna ifade etmek isterim” dedi. Laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na girişinin 71. yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımlayan Gül, “Laiklik ilkesi, Cumhuriyetin değiştirilemez niteliklerinden birisi olarak yerini almıştır. Derinleşen ve sağlamlaşan Türk demokrasisi, laiklik ilkesi ve uygulamalarının da en güçlü teminatıdır” görüşlerine yer verdi.
Toptan: Güvencemizdir TBMM Başkanı Köksal Toptan da mesajında şunları söyledi: “Ülkemiz, bu temel ilkeler ışığında bugün önemli noktalara gelmiştir. Saygı ve hoşgörünün en büyük teminatı olan laiklik, bütün toplum kesimlerinin bir arada yaşayabilmesinin güvencesidir.”
Erdoğan: Birleştirici ilke Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise; laiklik ilkesinin, bugün, farklı inanç ve yaşama biçimleri için özgürleştirici bir güvence olarak ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunun çok daha iyi görüldüğünü belirterek, “Laikliği, ayrıştırıcı değil birleştirici bir ilke olarak yaşatıp gelecek nesillere taşımalıyız” dedi.
2 mahkûmun cezası kaldırıldı ANKARA- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sürekli sakatlık sebebiyle 2 mahkumun cezalarını kaldırmasına ilişkin kararlar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Birden fazla kişiyi kasten öldürmek suçundan 2006’da 28 yıl 14 ay hapis cezasına çarptırılan şahsın sürekli sakatlık durumunda bulunduğu, yasa dışı örgüt üyesi olmak suçundan 1995’te müebbet ağır hapis cezasına çarptırılan şahsın ise sürekli hastalık durumunda olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla belirlenmesinin ardından cezalarının kaldırıldığı belirtildi.
Bu Haberi Arkadaşınıza Gönderin!
|
|