Bugünkü Gündem Dünya Ekonomi Spor İnsan ve Toplum Seri İlan E-Türkiye
Türkiye Yazı Dizisi Röportaj
Sondakika Günün İçinden Dünya Ekonomi Spor 08 Eylül 2010 Çarşamba
Alış: 1.926
Satış: 1.927
  60.747
   
Alış: 1.511
Satış: 1.512
Tarih: 07.09.2010 18:06
 
     
 
1. SAYFA
1. Sayfa
ARKA SAYFA
1. Sayfa




ADANA24/35
ANKARA16/30
ISTANBUL19/27
IZMIR20/31
TRABZON21/24
ANTALYA23/32
BURSA16/31
KONYA16/29
SAMSUN19/25
VAN13/26
08.09.2010
İSTANBUL NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak 4:45
Güneş 6:29
Işrak 7:19
Öğle 13:13
İkindi 16:49
Akşam 19:36
Yatsı 21:06
Kıble Sa. 11:52
 
Mühim Tenbîh
Temkin Müddeti
Tarihten bir yaprak
İrfan Özfatura
irfan.ozfatura@tg.com.tr
30 Ağustos 2004 Pazartesi
Olimpiyatların mimarı Mösyö Coubertin

Efendim, vakt-i zamanı evvelinde Helen Kraliçeleri muhafızlarını bizzat seçer, talipler içinden boylu poslu, kaşlı gözlü olanları bir kenara ayırırlar. Adam bu, kavun değil ki koklayarak anlayasın, “first leydi”miz kendince bir yol bulur muhafız adaylarını soydurur ve at gibi koşturmaya başlar. Stadyuma kraliçeden başka kadın yaklaşamaz, ezkaza o cihete bakanın gözünü oyarlar.
Müsabaka basittir, 180 metrelik parkuru önde bitiren atletleri defne dallarıyla dallar, dallıları kendi aralarında koşturur, ikinci kez de kazananın dalı üstüne dal koyarlar. Üç dal, dört dal derken dallaya dallaya baş dallamayı bulurlar. Ancak kraliçe “bana tazı değil, savaşçı lâzım” deyince yarışmalar çeşitlenir, şampiyonlar savaş arabası kullanır ve pankreas müsabakalarına alınırlar. Cirit savurur, gülle tartar, disk atarlar...
Kral da kraliçeden aşağı kalacak değildir ya, o da onbeşlik kızları koşturmaya başlar. Zavallılar yarı şeffaf bir bez parçasına bürünür, sağ omuzlarını açıkta bırakırlar. Kral “zampara” demesinler diye oyunların “tanrıça Hera” adına yapıldığını ilan eder ama bunu kimse yutmaz. (Tarihçi Pausanias)
Bu yarışmalara sadece bekar ve bakireler alınır, Yunan olmayanlar ve Zeus’a inanmayanlar asla katılamaz. Köleler mi? Semtine bile yaklaştırılmaz. “Yani?” diyeceksiniz.
Yanisi şu ki: “Olimpiyatların menşeinde din, dil, ırk, sınıf ve ‘cins’ ayırımı vardır. Üstelik insan onuru ile oynarlar.”
Olimpiyatlar hangi aralıklarla yapılır ve ne kadar sürer bilemiyoruz, ancak Yunanistan’ı işgal eden Roma İmparatoru 2. Theodosius bu yarışmaları “ahlâksız” bulur. Oyunları yasaklamakla kalmaz, stadları da yıkar. Bu geleneğin dibini kazır, izini bile bırakmaz.
Yunanlılar 1830’lu yıllarda Rusya ve İngiltere’nin gazına gelir, “bağımsızlık” sakızı çiğnemeye başlarlar. Uluslararası arenada dikkat çekmek için Olimpiyatlar iyi bir bahane olacaktır, nitekim 1859’da Evandelos Zappas’ın mali desteği ile “Zappas Oyunları”nı düzenler, ancak bekledikleri ilgiyi bulamaz, mahalli kalmaktan kurtulamazlar.

C.S. (Coubartin’den Sonra)
Bilirsiniz beyzadeler baba kesesinden yer, içer, kendilerine meşgale ararlar. İşte Rum asıllı Baron Coubertin de onlardan biridir. İyi bir tahsil alır, kürek çeker, ata biner, seyahatlere çıkar. Oyalanacak şeyleri bitirdikten sonra ulu büyük (!) dedelerine lâyık olmaya, “Helenizm” adına bir şeyler yapmaya kalkar. Tutar, Theodosius’tan 1500 yıl sonra Olimpiyat meşalesini yakar.
Mevzuya ilgi duyanlar Sorbonne salonlarında toplanır, hep birlikte oyunları başlatma kararı alırlar. Bu şerefi elbette Yunanistan’a bağışlarlar! Gelgelelim Yunanlılar işi ciddiye almazlar. Ne zaman ki Macarlar “bizde yapılsın, her masrafı karşılayalım” teklifinde bulunurlar, silah tüccarı Avaroff elini cebine atar, bu işe tam 1 milyon Drahmi harcar. Dünyanın dört bir yanına telli pullu davetiyeler yollar ancak 13 devletin gönlünü yaparlar. Rumlara göre bu “uğursuz” sayı tam bir felakettir. Zira onüç, 1-4-5 ve 3 rakamlarının toplamıdır ki iş 1453’e çıkar. Sanki başlarının üzerinde kara bulutlar dolanır, panik halinde sokağa dökülür, oyunların iptali için nümayiş yaparlar.
Mösyö Coubertin 1896 Atina, 1900 Paris ve 1904 Saint Louis Olimpiyatlarından sonra Türkiye’yi hatırlar. Ünlü idman Muallimi Selim Sırrı Tarcan’ı komiteye yazar. Türk olimpiyat komitesi başkanlığına Servet-i Fünun gazetesinin sahibi Ahmet İhsan Tokgöz getirilir, Hasib, Asaf ve Cevat Rüştü Beyler üye olurlar.
Yine bu ziyaret esnasında kendisine tercümanlık yapan GS Lisesi öğrencisi Aleko Mullos’u 1908 Londra Olimpiyatları’na götürür, ama Aleko madalya filan alamaz. 1912 Olimpiyatları’na ise Robert Kolej öğrencilerinden Mıgıryan ve Papazyan isimli gençler katılır, lâkin finale kalamazlar.
Olimpiyatlar, insanlığa kardeşlik değil, kargaşa getirir. Sınır dalaşmaları yaşayan devletler sahalarda da takışırlar. Sömürgecilerle hürriyetçiler savaşır, zencilerle beyazlar, zenginlerle açlar kıran kırana yarışırlar. Çin-Taiwan, Kuzey Kore-Güney Kore , Arap-İsrail gerginliği kök salar. Gençler militanlaşır, militanlar kamplaşırlar. Derken bir “Demirperde-Hür dünya” yarışıdır başlar. Bu iki blok sadece “Türk düşmanlığında” mutabık kalırlar.

Kameralar da olmasa!
Tartışmalı hakem kararları ayrı bir hastalıktır. Olimpiyatlarda güçlüler gövde gösterisi yapmalı, fukaralar hadlerini bilmeli, oturup süperleri alkışlamalıdırlar.
Olimpiyatlara katılmak kâğıt üzerinde amatör sporcuların hakkıysa da gözde sporcular profesyonellerden iyi yaşar. Doğu Bloku, sporcularını daçalarda (devlet malı saray yavrularında) ağırlar. Batılılar ise tez günde doların yeşiliyle tanıştırırlar. Ossaatten sonra citius (daha hızlı), altius (daha yükseğe), fortius (daha ileriye) sloganı tad vermez, “daha ünlü, daha zengin, daha havalı” olmaya bakarlar.
Aradan uzun yıllar geçer. Naklen yayınlar yüzünden hava yumuşar, seyirciler “nispeten” toleranslı, hakemler “mecburen” insaflı olurlar..
Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Coubertin 1937’de ölür. Artık “önemli olan yarışmaktır” diyen kalmaz, kazanmak için “her yola” başvururlar...


Yazarın Son 10 Makalesi
Makale BaşlıkTarih
Demir Leydi Evita09 Eylül 2004 Perşembe
Makedonlaştıramadık- larımızdan mısınız?08 Eylül 2004 Çarşamba
Cami yaptırmak kolay mı? Takkeci İbrahim04 Eylül 2004 Cumartesi
İsimsiz derviş Geyikli Baba02 Eylül 2004 Perşembe
Madalyasız şampiyon Jim Thorpe01 Eylül 2004 Çarşamba
Olimpiyat Komitesi Başkanı Antonio Samaranch31 Ağustos 2004 Salı
Eğitim şart!..28 Ağustos 2004 Cumartesi
İstiklal mi, istila mı?26 Ağustos 2004 Perşembe
Kim deli? Sultan İbrahim mi?25 Ağustos 2004 Çarşamba
Müteferrika'dan sonra...24 Ağustos 2004 Salı
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 
  
03:50 İngiliz bankasına ABD'li yönetici!
03:40 Çantasından 95 boa yılanı çıktı
03:30 "Mısır'da seçimlere hile karışacak"
03:00 "Afganistan'da görev devri yakın"
03:00 Romano: Hiç kimse Kur'an yakmasın
02:50 Çalınan tarihi eserler geri getirildi
02:30 Tacik Ulema Şurası Başkanı öldü
02:20 "U2, belli şeyler değişince geldi"
02:00 Irak'ta 2 Amerikan askeri öldürüldü
01:50 Brezilyalı CEO'lar, İstanbul'da!
01:20 Hızlı tren, kamyonu biçti: 2 kişi öldü
01:20 Google TV 2011'de satışa sunulacak
01:00 Lennon'un katiline tahliye yok
00:50 1.Lig 2 takımda teknik adam değişti
00:45 İki göktaşı dünyayı sıyrııp geçecek
00:20 Bayramda İstanbul'da turist bolluğu
00:20 Hiddink: Galibiyeti hak ettik
00:10 Mavi Tren otomobil biçti: 2 yaralı
00:05 Rusya, Çin'i tehdit olarak görmüyor
23:55 Tapu vermeyen müteahhidi öldürdü
23:45 Gösterileri cep mesajı başlatmış
23:45 Madencilere Kasım'da ulaşılacak
23:45 Dow Jones düşüşle kapandı
23:20 İngiliz kabineye HSBC'den transfer
23:20 Arjantin: 93 - Brezilya: 89
23:10 Ergenekon'da 3 tahliye
22:55 Faili meçhul cinayet raporu istendi
22:52 Türkiye: 3 Belçika: 2
22:50 Keklikpınarı'nda el bombası bulundu
22:30 F 1 pilotu Kobayasahi, Sauber'de


FOTO GALERİ


TİKAD İftar

Filipinler yandı!

Rize'de sel

Bebek timsahlar

Boğanın intikamı

Pakistan ağlıyor

Begonya halı
 
     
 
29 Ekim Caddesi No: 23 İHLAS HOLDİNG MEDYA PLAZA 34197 Yenibosna-İSTANBUL Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.
Künye
Yıl:41 Sayı:14420