01 Ağustos 2010 Pazar Yıl:41 Sayı:14382
 
30.07.2010 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) 30.07.2010 18:53 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) İMKB
MERKEZ BANKASI 1.504 1.511 1.959 1.969 PİYASALAR 1.507 1.509 1.962 1.963 59867
 
İHLAS GAZETECİLİK KURUMSAL
 E-TÜRKİYE
 ANASAYFA
 GÜNDEM
 EKONOMİ
 DÜNYA GÜNDEMİ
 SPOR
 MAGAZİN HATTI
 SAĞLIK
 KADIN VE AİLE
 GÜNÜN İÇİNDEN
 KÜLTÜR SANAT
 YAZARLAR
 YAZI DİZİSİ-RÖPORTAJ
 İNSAN VE TOPLUM
 ARŞİV VE ARAMA
 KÜNYE
 EMAIL
 SERİ İLANLAR
 ABONELİK
 TELEFONLARIMIZ
 RSS
 
 
Nuri 
Elibol
 
 Bürokratik cumhuriyetten, demo...
İsmail 
Kapan
 
 Bu iş yaş arkadaş!..
Yavuz Bülent 
BÂKİLER
 
 İstanbul Büyükşehir Belediye B...
Mehmet 
Soysal
 
 Ve Anadolu...
Mustafa 
Selçuk
 
 “Sen gidersen, terör biter!” ...
Muammer 
Erkul
 
 Bilmeyenler başaracak!
Lütfi Köksal 
Şerif Akçan
 
 ÇALIŞAN DÜNYASI
Ömer 
Söztutan
 
 söz der ki
Enver 
Seyidoğlu
 
 Ne onlu, ne onsuz?!...
M. Ali 
Demirbaş
 
 Allahü teâlâ beni görüyor
Vehbi 
Tülek
 
 Ahmed Saîd-i Farûkî
Osman 
Ünlü
 
 Herkes yaptığının karşılığın...
Mehmet 
Oruç
 
 Şeytan cimriliğe sevk eder!
Abdüllatif 
Uyan
 
 “Niçin ince giyindiniz?..”
 
 
Hasan 
Sarıçiçek
 
 X ve Y!
İSTANBUL
Köşe yazısı
Halil Delice
halil.delice@tg.com.tr
02 Temmuz 2009 Perşembe
Gerçek pehlivan güle yenilen idi

Başpehlivanlar Ağalar ve 648. KIRKPINAR -4-

Osmanlılar zamanında ve Cumhuriyet’in başlarında Kırkpınar, Hıdrellez günü başlardı. Nasıl Türk orduları genelde sefere baharda çıkıyorlarsa, pehlivanlar da baharın müjdecisi Hıdrellez günü ermeydanına çıkıyorlardı.
Yağlı güreşte asıl olan ustalık, bilgi, kuvvet, cesaret ve metanettir. Kilo ve yaş sınırlaması yoktur. Bileği ve yüreği güçlü, 50 kiloluk 60 yaşındaki ihtiyar hak etmişse başta güreşebilir.
Geleneksel yağlı güreşte, zaman sınırlaması yoktur. Bugün, güreşleri, planlanan zamanda bitirebilmek için zaman sınırlaması getirilmiştir.
Ağa, güreşçilerin ve misafirlerin ev sahibidir, Kırkpınar’ın gerçek reisidir, ancak, bugün ağanın görevi yalnızca semboliktir.
Peşrev, yağlı güreşçilerin, güreşe başlamadan önce ısınmak için yaptıkları, yağlı güreşin manasını anlatan bir çok güzellikler gizli ısınma hareketleridir.
Yağlı güreşte, peşrev başlı başına bir destandır. Peşrev, Türk oğlunun vatan tutmak için Türkistan’dan Anadolu’ya oradan da Avrupa’ya akışının ifadesidir, Türk oğlunun tarih macerasını anlatır. Peşrev, Türk oğlunun sembolleri, ‘ok, yay, at, kurt ve kartal’ın figürleriyle donatılmıştır.
Peşrevdeki güzellikler, ciltler dolusu kitapla anlatılmaz. Biz kısaca vermeğe çalışalım. Peşrevin başlangıcında, pehlivanlar, diz çöküp, sağ elini toprağa dokundurduktan sonra, üç defa, dizine dudaklarına ve başına götürürler. Bu, “Ey pehlivan, gücün, ustalığınla mağrur olma, topraktan geldin, yine toprak olacaksın, sahip bulunduğun nimetlerin hesabını vereceksin, gücün, malın fazlalığı, mesuliyeti fazlalaştırır” manasındadır.
Güreşçiler, peşrev esnasında, eliyle rakibinin paçasına dokunurlar, ellerini dudaklarına, sonra da başına götürürler. Bu, “Ben pehlivanlıkta, senin ayağının tozu olamam” demektir. İkinci manasıysa, rakibinin en büyük silahı olan paçalarının sağlam bağlanıp bağlanmadığını kontrol etmektir. Bu nasıl spordur ki, rakibinin en önemli silahının çalışıp çalışmadığını kontrol ediyor.

BEYAZ GÖMLEK ŞEHİTLİK İŞARETİ
Rakipler, birbirlerinin sırtlarını sıvazlarlar, bu; hem rakibinin iyi yağlanıp yağlanmadığını kontrol etmek hem de helalleşmektir.
Kispet 40 parçadan yapılır, bu kırklara, evliyalara işarettir. Kispetin kasnak sicimine üç düğüm atılır. Birinci düğüm Allaha kulluğa, ikinci düğüm Hazreti Muhammed’e ümmet olmaya, üçüncü düğüm de pirin, ustanın hakkına işarettir. Paça bendi, üç kat sarılır, bunlar tasavvuftaki şeriat, tarikat ve hakikat üçlüsüne işaret eder.
Kısacası Osmanlılar zamanında kurulan Güreş Tekkelerinde (Spor Akademilerinde) tasavvuf, Ahilik terbiyesi ve eğitimi aynen geçerliydi.
Kispet, iki rekat namaza kıldıktan sonra abdestli olarak sırtında yere kadar uzanan beyaz gömlek varken giyilir. Bu şekilde, hem pehlivanın avret yerleri gözükmemiş olur hem de pehlivan, şehitlerin yadigârı bir sporu yaptığını hatırlar. Ancak günümüzde pehlivanlar buna dikkat etmemekte, avret yerleri meydanda giyinmektedir.
Yağlı güreşin, Kırkpınar’ın temsil ettikleri, anlattıkları, peşrevin söyledikleri, davul-zurnanın niçin vurduğu artık kimsenin umrunda değil. Şekil içinde mana tamamen kayboldu.
Yağlı güreş, Kırkpınar magazinleştirildi. Ancak parmak nereye gider, gayler güreşebilir mi, ağa olabilir mi gibi magazin, belden aşağı konularda gündeme geliyor.
Yağlı güreşin, Kırkpınar’ın neyi temsil ettiği, neyi anlattığı, tarihi, kültürel özellikleri bilinmiyor. Bilinmeyince de akıllar parmaklara takılıp kalıyor. Anıtlar Yüksek Kurulu gibi yağlı güreş içinde mutlaka bir akademik kurul olmalı. 2005 yılında Edirne konulu sempozyumda “Gerçek Efsane Kırkpınar” konulu tebliği sunduktan sonra Trakya Üniversitesi’nin 2006 yılında Kırkpınar’la ilgili düzenlediği sempozyuma, “Vatan Ediniş Destanı Kırkpınar”, “Yesi’den Kırkpınar’a,” ve “Türkün Dünya Görüşünün Aynası Peşrev” isimli üç tebliğ ile katılmıştık.


>> (Yarın: Taşçı’dan sonra Kara)


Bu Makaleyi Arkadaşınıza Gönderin!
Sizin Bilgileriniz
Adınız - Soyadınız :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın Bilgileri
Arkadaşınızın Adı - Soyadı :
Email Adresi :
Yorumunuz :

  Yazarın Son 10 Makalesi

Makale BaşlıkTarih
Devir Kara devri 03 Temmuz 2009 Cuma
Kırk tane pınar akıyordu01 Temmuz 2009 Çarşamba
Kırkpınar Sarı Saltuk’la başlamıştı 30 Haziran 2009 Salı
Yeryüzü er meydanı bilinirdi 29 Haziran 2009 Pazartesi
Madalyayı ısıranlar ve ısırmayanlar16 Ağustos 2008 Cumartesi
Altın’ın tehlikesini ancak yaşlılar bilir02 Haziran 2008 Pazartesi
Nusret bulan ‘Kocamaz’16 Mayıs 2008 Cuma
Aldım zembilimi elime düşmesem medyanın diline03 Mayıs 2008 Cumartesi
Truva atları17 Nisan 2008 Perşembe
Yağlı güreş zor iştir02 Nisan 2008 Çarşamba
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 

Bu gazete basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.