01 Ağustos 2010 Pazar Yıl:41 Sayı:14382
 
30.07.2010 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) 30.07.2010 18:53 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) İMKB
MERKEZ BANKASI 1.504 1.511 1.959 1.969 PİYASALAR 1.507 1.509 1.962 1.963 59867
 
İHLAS GAZETECİLİK KURUMSAL
 E-TÜRKİYE
 ANASAYFA
 GÜNDEM
 EKONOMİ
 DÜNYA GÜNDEMİ
 SPOR
 MAGAZİN HATTI
 SAĞLIK
 KADIN VE AİLE
 GÜNÜN İÇİNDEN
 KÜLTÜR SANAT
 YAZARLAR
 YAZI DİZİSİ-RÖPORTAJ
 İNSAN VE TOPLUM
 ARŞİV VE ARAMA
 KÜNYE
 EMAIL
 SERİ İLANLAR
 ABONELİK
 TELEFONLARIMIZ
 RSS
 
 
Nuri 
Elibol
 
 Bürokratik cumhuriyetten, demo...
İsmail 
Kapan
 
 Bu iş yaş arkadaş!..
Yavuz Bülent 
BÂKİLER
 
 İstanbul Büyükşehir Belediye B...
Mehmet 
Soysal
 
 Ve Anadolu...
Mustafa 
Selçuk
 
 “Sen gidersen, terör biter!” ...
Muammer 
Erkul
 
 Bilmeyenler başaracak!
Lütfi Köksal 
Şerif Akçan
 
 ÇALIŞAN DÜNYASI
Ömer 
Söztutan
 
 söz der ki
Enver 
Seyidoğlu
 
 Ne onlu, ne onsuz?!...
M. Ali 
Demirbaş
 
 Allahü teâlâ beni görüyor
Vehbi 
Tülek
 
 Ahmed Saîd-i Farûkî
Osman 
Ünlü
 
 Herkes yaptığının karşılığın...
Mehmet 
Oruç
 
 Şeytan cimriliğe sevk eder!
Abdüllatif 
Uyan
 
 “Niçin ince giyindiniz?..”
 
 
Hasan 
Sarıçiçek
 
 X ve Y!
İSTANBUL
Söz Market
Ömer Söztutan
omer.soztutan@tg.com.tr
05 Ocak 2010 Salı
hayata dair



Erdem, dostluğun oluşmasının yardımcısıdır...
Erdem, tek yaşayan insan için değil, toplum halinde yaşayan insanlar içindir... Erdemliliğimizin varlığı, ancak birlikte olduklarınızın kabulü ile gerçeklik kazanır...
...
Erdem olmadan, dostluğun hiçbir türü olmaz...
Dostluğu hem doğuran hem sürdüren erdemdir...
Erdemden daha çok sevilebilecek hiçbir şey yoktur...
Hiçbir şey onun kadar kendine sevgiyi çekmez...
...
Dostluktan gelen sevecenliği, doğanın oluşturduğunu anlamak güç değil...
Sevgi ile yüklü dostlar isterler ki, aralarında yardım istemekten çok yardım etmeye hazır olsunlar...
Böylece hayatlarına onur kazandırırlar...
(...Çicero)


temel’in yeri
DOKTOR: Bacağın nasıl?...
TEMEL: Hâlâ sekiyorum...
DOKTOR: Devamlı mı?...
TEMEL: Yok... Sadece yürürken...
***
DURSUN: Yılbaşı gecen nasıl geçti?
TEMEL: Bara gittim ama içeri giremedim...
DURSUN: Neden, damsız almıyorlar mıydı?...
TEMEL: Yok... Kapıdaki kırmızı ışık bir türlü yeşile dönmedi...


bir film diyaloğu
“-Masadaki ahmağı bilemiyorsan masadaki ahmak sensindir...”
(...Quiz Show filminden)


kadınlar & erkekler
(..“Erkeklerin kara kutusu” başlıklı Nuran Özak tespitleri)

-Bir erkeği konuşturmak istiyorsanız, doğru zamanı seçmeniz çok önemli...
Yorgunsa, başka bir şeye konsantreyse onu soru yağmuruna tutmanız kesinlikle sonuç vermeyecektir...
...
-Kadınların en çok düştüğü hata; karşısındakine sürekli sorular sorarken, aynı zamanda ses tonlarını ayarlamayı becerememeleri...
Erkeklerde her talebin ayrı bir ses tonu vardır...
...
-Öyle kibir sohbet havasında geçmesi gereken konuşmalar, sohbetten çok bir sorguya benziyor...
Ve erkekler kalplerini açmak yerine kaçmayı tercih ediyor...
...
-Erkekler gelecek ideallerinden bahsetmeyi sever, onlara özel sorular sormak istediğinizde o havayı vererek sorun...
Eğer ona açılıyorsanız, güvenini kazanırsınız ve o da size açılır. Ondan bunu istiyorsanız, ilk önce siz açık ve samimi konuşun.
...
-Belki anlamsız gibi gelecek ama bir erkeği konuşturmanın en iyi yolu bazen susmaktır...
Kadınlar sevdikleri erkek hakkında en ufak ayrıntıyı bilmek ister. Çoğu zaman bu bir takıntı haline gelir.
...
-Sürekli kurcalamak yerine, olayların kendiliğinden gelişmesini bekleyin...
Arka planda kalmayı bir deneyin, göreceksiniz ki bilgiler daha fazla gelmeye başlayacak...


söz der ki
“-Beklentisi olmayan hizmet; insanı zengin eder...”
(...Dudağın sadece bir tarafını ısırtan müthiş S.Ö.Z.’leri)


tuzaktan kumanda
(...KANALTÜRK / Son Kale)
SERHAT ULUEREN: Milli Takım için Trapattoni ismi ağırlık kazandı?...
REHA MUHTAR: Hâlâ İrlanda’yı çalıştırıyor, gelir mi Türkiye’ye?...
AHMET ÇAKAR: Analar böyle çakal doğurmadı... Eğer biri üç milyon Euro nakit versin, yarın sabahtan Dublin’den otostopa başlar Türkiye’ye doğru...



bizimkiler
Turgay’la Emin yemeklerini alıp, masaya oturmuşlar...
Emin, yemeğini bıraktıktan sonra su ve bardak almak için kalkmış...
Dalgınlığı üzerinde olacak ki; dönüşte Turgay’ın karşısına oturmak yerine yan masada, bardak almaya giden bir bayanın yemeğinin başına oturmuş...
Kadının çorbasından birkaç yudum aldıktan sonra, Turgay kendisini uyarmış, ancak iş işten çoktan geçmiş...


İğnelik

> SEVGİ YUMAĞI

Çekilirken gözden fer,
Yanar söner yürek ten...
Gönül çerâğı titrer,
Sevenlerin yürekten!

Bu dünyâda yâr yâran,
Sermâyenin en hâsı...
Dostu ipten kurtaran,
Sevenlerin duâsı!

Kalplere akan edâ,
Yakın eder uzağı...
Gök kubbede hoş sedâ,
Ancak sevgi yumağı!..

Sefa Koyuncu
sefa.koyuncu@tg.com.tr



Bu Makaleyi Arkadaşınıza Gönderin!
Sizin Bilgileriniz
Adınız - Soyadınız :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın Bilgileri
Arkadaşınızın Adı - Soyadı :
Email Adresi :
Yorumunuz :

  Yazarın Son 10 Makalesi

Makale BaşlıkTarih
söz der ki01 Ağustos 2010 Pazar
söz der ki31 Temmuz 2010 Cumartesi
söz der ki30 Temmuz 2010 Cuma
söz der ki29 Temmuz 2010 Perşembe
ayaküstü...28 Temmuz 2010 Çarşamba
kadınlar&erkekler27 Temmuz 2010 Salı
kadınlar&erkekler26 Temmuz 2010 Pazartesi
SÖZ’ün gelimi...25 Temmuz 2010 Pazar
kadınlar&erkekler24 Temmuz 2010 Cumartesi
kadınlar&erkekler23 Temmuz 2010 Cuma
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 

Bu gazete basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.