01 Ağustos 2010 Pazar Yıl:41 Sayı:14382
 
30.07.2010 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) 30.07.2010 18:53 USD(A) USD(S) EUR(A) EUR(S) İMKB
MERKEZ BANKASI 1.504 1.511 1.959 1.969 PİYASALAR 1.507 1.509 1.962 1.963 59867
 
İHLAS GAZETECİLİK KURUMSAL
 E-TÜRKİYE
 ANASAYFA
 GÜNDEM
 EKONOMİ
 DÜNYA GÜNDEMİ
 SPOR
 MAGAZİN HATTI
 SAĞLIK
 KADIN VE AİLE
 GÜNÜN İÇİNDEN
 KÜLTÜR SANAT
 YAZARLAR
 YAZI DİZİSİ-RÖPORTAJ
 İNSAN VE TOPLUM
 ARŞİV VE ARAMA
 KÜNYE
 EMAIL
 SERİ İLANLAR
 ABONELİK
 TELEFONLARIMIZ
 RSS
 
 
Nuri 
Elibol
 
 Bürokratik cumhuriyetten, demo...
İsmail 
Kapan
 
 Bu iş yaş arkadaş!..
Yavuz Bülent 
BÂKİLER
 
 İstanbul Büyükşehir Belediye B...
Mehmet 
Soysal
 
 Ve Anadolu...
Mustafa 
Selçuk
 
 “Sen gidersen, terör biter!” ...
Muammer 
Erkul
 
 Bilmeyenler başaracak!
Lütfi Köksal 
Şerif Akçan
 
 ÇALIŞAN DÜNYASI
Ömer 
Söztutan
 
 söz der ki
Enver 
Seyidoğlu
 
 Ne onlu, ne onsuz?!...
M. Ali 
Demirbaş
 
 Allahü teâlâ beni görüyor
Vehbi 
Tülek
 
 Ahmed Saîd-i Farûkî
Osman 
Ünlü
 
 Herkes yaptığının karşılığın...
Mehmet 
Oruç
 
 Şeytan cimriliğe sevk eder!
Abdüllatif 
Uyan
 
 “Niçin ince giyindiniz?..”
 
 
Hasan 
Sarıçiçek
 
 X ve Y!
İSTANBUL
HAYATIM ROMAN
Ünal Bolat
unal.bolat@tg.com.tr
04 Aralık 2008 Perşembe
Ma­vi göz­lü taş­be­bek ab­lam...

“Hamile anne, duman ve alevler arasında yanma tehlikesine rağmen kızının yatağına hamle yapıyor. Nereye elini atsa, yavrusu değil, kızgın cisimler geliyor ellerine...”

Hol­lan­da’da ya­şı­yor­du üç ço­cuk­lu mut­lu ai­le. En bü­yük ço­cu­ğu Ne­vin he­nüz al­tı ya­şın­day­dı. Ama ai­le­nin mut­lu be­bek bek­len­ti­si an­ne­an­ne­nin ölü­müy­le göl­ge­len­miş­ti. Fa­kat ölen­le ölün­mü­yor­du ki... Ka­der iş­te...
Üç ay son­ra be­bek­le­ri da­ha ola­cak­tı. Ken­di­le­ri­ni bek­le­yen ina­nıl­maz acı­dan ise ha­ber­siz­ler­di.
Bir gün sa­ba­ha doğ­ru ne ol­duk­la­rı­nı an­la­ma­dan deh­şet için­de uyan­dı­lar. Bak­tı­lar ki özel­lik­le ço­cuk­la­rı­nın oda­sı baş­ta ol­mak üze­re ev alev­ler ara­sın­da, ca­yır ca­yır ya­nı­yor.
Her an­ne ba­ba gi­bi, ken­di­le­rin­den ön­ce ço­cuk­la­rı­nı kur­tar­mak üze­re ço­cuk­la­rın oda­sı­na se­ğirt­ti­ler. Aman Al­lah’ım, ço­cuk­la­rın oda­sı alev alev­dir. Ken­di im­kân­la­rıy­la sön­dü­rül­me­si müm­kün gö­zük­me­yen yan­gı­nın çı­kış se­be­bi ise ha­va ga­zı ka­ça­ğı­dır.
Çığ­lık­lar çığ­lık­la­rı bas­tı­rır­ken gö­zü­nü kırp­ma­dan alev­ler için­de­ki oda­ya da­lan ba­ba iki ço­cu­ğu­nu alev­ler ara­sın­dan kur­tar­ma­yı ba­şar­mış­tır. Ama o ce­hen­ne­mî hen­gâ­me­de bü­yük kı­zı Ne­vin’i bu­la­ma­mış­tır. Du­man­dan göz gö­zü gör­mü­yor, alev­ler yak­la­şa­nı da­lı­yor­dur.
-Ne­vi­iin, kı­zım! Ne­vi­iin!
Ama içe­ri­den hiç ce­vap gel­mi­yor­du. Al­lah’ım bu kız ne hal­dey­di? İçe­ri da­lıp da­lıp çı­kan ba­ba­nın yü­rek ya­kan fer­ya­dı ke­sil­mi­yor­du da an­ne ye­rin­de mi du­ru­yor­du? Al­lah kim­se­nin ba­şı­na ver­me­sin, an­ne­nin der­di de ay­nıy­dı. O da çığ­lık çığ­lı­ğa Ne­vin’i için oda­ya da­lıp çı­kı­yor­du.
Ça­re­siz an­ne her ba­ğı­rı­şın­da kı­zı­nın ya­rı bay­gın hal­de “An­ne im­dat!” de­di­ği­ni du­yar gi­bi olu­yor­du. Ama ne bi­le­cek o baş­tan git­miş akıl­la, ya­nıl­dı­ğı­nı. Ger­çek­te ise Ne­vin’den ses se­da gel­mi­yor­du.
Ha­mi­le an­ne, du­man ve alev­ler ara­sın­da, hat­ta ken­di­si de yan­ma teh­li­ke­si­ne rağ­men kı­zı­nın ya­ta­ğı­na doğ­ru ham­le ya­pı­yor. Ama yav­ru­su­nun te­ni­ne de­ğil ne­re­ye eli­ni at­sa, yan­mak­ta olan ısın­mış, kız­gın ci­sim­ler ge­li­yor eli­ne...
Kı­zı­nın ko­lu­nu tut­tu­ğu­nu sa­na­rak sa­rıl­dı­ğı bir ran­za­nın kız­gın de­mi­ri avu­cu­nu ka­vu­ru­yor.
Bi­ça­re an­ne yav­ru­su için me­li­yor ko­yun gi­bi... Bo­ğu­la­cak de­re­ce­de ne­fes­siz kal­ma­sı­na rağ­men ev­la­dı­nı bul­ma­dan oda­dan çı­ka­mı­yor. Çık­mak ak­lı­na gel­mi­yor. An­cak ken­di an­ne­lik duy­gu­su ağır bas­sa da be­de­ni da­yan­mı­yor ve “kı­zım!” di­ye­rek ora­cı­ğa yı­ğı­lı­yor.
Bir­kaç da­ki­ka son­ra, alev­ler için­de­ki kı­zı­nın oda­sın­da şo­ka gir­miş ba­yıl­mış an­ne­yi, çığ­lık­lar se­be­biy­le yar­dı­ma ko­şan kom­şu­la­rı apar to­par has­ta­ne­ye kal­dı­rı­yor­lar.
“Ka­dın­ca­ğız üs­te­lik ha­mi­le, Al­lah’ım in­şal­lah be­be­ği­ne bir şey ol­maz!” di­ye de hep­si te­laş­ta.
Ta­lih­siz an­ne bir da­ha kı­zı­nı gö­re­mi­yor. Çün­kü mi­nik Ne­vin, uy­ku­da ya­ka­lan­dı­ğı yan­gın­da ön­ce gaz­dan bo­ğu­lup ar­dın­dan da alev­ler ara­sın­da ya­na­rak kül olu­yor.
Rab­bim kim­se­le­rin ba­şı­na ver­me­sin, ço­cuk­ca­ğı­zın kül ol­muş be­de­ni­ni res­mi iş­lem­ler­den son­ra Tür­ki­ye’ye ge­ti­ri­yor­lar.
Bu mut­lu ai­le­ye ilk mut­lu­lu­ğu ka­tan bi­ri­cik kız­la­rı Ne­vin, yi­ne ai­le­den ilk ay­rı­lıp ka­ra top­ra­ğa gi­re­rek, ilk acı­yı da tat­tı­rı­yor.
Gün­ler­ce ağ­lı­yor­lar ar­dın­dan. Öy­le de tat­lı, öy­le de se­vim­li bir yav­ruy­muş ki an­lat­mak­la bit­mez. Lü­le lü­le saç­la­rı, mas­ma­vi göz­le­riy­le bir taş be­bek gi­biy­miş.
Gün­ler­ce de­li gi­bi gez­miş an­ne. Ağ­zı­na lok­ma koy­ma­mış. Göz­le­rin­de ağ­la­mak­tan yaş kal­ma­mış. Ku­ru­muş göz pı­nar­la­rı. Boş ba­kar ol­muş et­ra­fı­na... Al­lah­tan, ge­rek an­ne ge­rek ba­ba yi­ne de me­ta­net­li dav­ran­mış­lar. Ta ki, kar­nın­da­ki mi­nik yav­ru dün­ya­ya ge­le­ne ka­dar... İm­ti­han dün­ya­sı... O yıl­lar­da do­ğa­cak ço­cu­ğun “cin­si­ye­ti ne­dir?” gi­bi bir me­rak ol­sa da ül­tra­son­da öğ­ren­mek gi­bi bir du­rum yok­muş. Bel­ki do­ğa­na ka­dar bi­lin­me­me­si da­ha de­ği­şik bir sür­priz­di.
Ai­le­nin on­ca ba­di­re­ler­den son­ra nur to­pu gi­bi bir kı­zı do­ğu­yor. Ai­le ara­sın­da, ve­fat eden ab­la­nın is­mi­ni bu ye­ni do­ğan be­be­ğe ve­re­lim mi ver­me­ye­lim mi di­ye çok tar­tı­şı­lı­yor. Ni­ha­ye­tin­de, ve­fat eden ab­la­sı­nın is­mi­ni ya­şat­mak üze­re ona ab­la­sı­nın is­mi­ni ve­ri­yor­lar.
İş­te o kız be­nim...
Ve ben yü­zü­nü gö­re­me­di­ğim, eli­ni öpe­me­di­ğim ab­la­cı­ğı­mın is­miy­le ya­şı­yo­rum. Ve is­mi­mi ab­la­mın anı­sı­na iki kez se­vi­yo­rum.
* Ne­vin Ko­lay-Trab­zon

Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00


Bu Makaleyi Arkadaşınıza Gönderin!
Sizin Bilgileriniz
Adınız - Soyadınız :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın Bilgileri
Arkadaşınızın Adı - Soyadı :
Email Adresi :
Yorumunuz :

  Yazarın Son 10 Makalesi

Makale BaşlıkTarih
O yılların sigortacıları ne iş yapardı? 31 Temmuz 2010 Cumartesi
Bu ne biçim arkadaşlık?.. 30 Temmuz 2010 Cuma
“Yaktın kızı şerefsiz Şeref!..”29 Temmuz 2010 Perşembe
İntihardan kurtardığımız kız!..24 Temmuz 2010 Cumartesi
Bu bir İstanbul gerçeğidir!.. 23 Temmuz 2010 Cuma
“Hülyalı Sabahlar”ı dinlemiyor musunuz? 22 Temmuz 2010 Perşembe
Ümitsiz aşkıma mektubumdur 17 Temmuz 2010 Cumartesi
Kontörlerimi nasıl geri aldım? 16 Temmuz 2010 Cuma
Bitmeyen Şafaklar15 Temmuz 2010 Perşembe
Kim verecek o erlerin hesabını? 10 Temmuz 2010 Cumartesi
Diğer Makaleler için Tıklayınız... 

Bu gazete basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Copyright © İhlas Gazetecilik A.Ş.